T.C. Cumhurbaşkanlığı
Diyanet İşleri Başkanlığı

İstanbul Müftülüğü

19.01.2020

Sultangazi’de Sabah Namazı Buluşması Gerçekleştirildi

Sultangazi İlçe Müftülüğü’ne bağlı Sultançiftliği Merkez Camii’nde Sabah Namazı buluşması 19.01.2020 tarihinde İstanbul Müftüsü Mehmet Emin MAŞALI’nın katılımı ile gerçekleştirildi.

İstanbul Müftüsü MAŞALI,  sabah namazının ardından yaptığı konuşmada namazda okuduğu ayetler üzerinde durdu ve özetle şunları söyledi: “Günümüzdeki problemlere baktığımızda iki hususun öne çıktığını görüyoruz. Bunlardan birisi dünyevi meselelerle irtibatlı çıkar ilişkileri ve buna eşlik eden alacak-verecek kavgaları, ikincisi ise ailevi problemler. Nitekim mahkemelerdeki davalara baktığımızda da bu iki başlığın öne çıktığı görülmektedir. Namazda okuduğum ayet-i kerimeler bu hususlara temas etmektedir. Zira ilk okuduğum Nisa suresi 4/29 ayetinde Cenab-ı Hak “Ey iman edenler! Mallarınızı aranızda batıl yollarla yemeyin. Ancak karşılıklı rıza ile yapılan ticaretle olursa başka.” buyurur. Bu ayet-i kerime insanlar arasında gerçekleşecek alacak-verecek ilişkisinin karşılıklı rıza üzerine kurulu ticaret yoluyla olabileceğini bildirmektedir. Aramızda bir ticari ilişki varsa iki tarafın da haklarının korunuyor olması gerekir. Sadece bir tarafın haklarını koruyan, taraflardan birinin zararına yol açan bir ticari ilişki İslam’a göre doğru değildir. Nitekim Peygamberimiz (sas) “لَا ضَرَرَ وَلَا ضِرَارَ: Zarar vermek ve zarar zararla karşılık vermek yoktur” buyurarak ticaretin karşılıklı rıza ve menfaat ilişkisi üzerinde yürümesi gerektiğini emir buyurmuşlardır. Ancak günümüzde taraflar sadece kendi menfaatlerinin tahakkuk etmesini amaçlıyor, karşı tarafın zarar görmesini ve kayba uğramasını hiç umursamıyor. Bunun da ötesinde birbirinin hak-hukukunu çiğniyor, yaptığı sözleşmeye riayet etmiyor, verdiği sözde durmuyor. İmkânı olduğu halde yapması gereken ödemeyi yapmıyor. Oysa Peygamberimiz (sas) “مَطْلُ الْغَنِيِّ ظُلْمٌ: İmkânı olanın borcunu ötelemesi zulümdür” buyurarak bunun Müslümanca bir tavır olmadığını beyan buyurmuşlardır. Bütün bunlar aslında bereket denen İslami değeri hafife alma şeklindeki anlayışın hâkim olmasından kaynaklanıyor. Şunu asla unutmamak gerekir ki gayr-ı meşru yollarla veya başkalarının hakkı çiğnenerek elde edilecek kazanç, ne kadar çok olursa olsun, ondan asla hayır gelmeyecektir. Helal dairesi içinde çalışıp çabalayarak elde edilen kazanca gelince, velev ki az da olsa, Rabbim ona bereket verecektir. Çünkü bereket helaldedir, haramın girdiği yerde de asla bereket olmayacaktır. Rabbim bizleri haramlardan uzak eylesin, maişetlerimize bir lokma dahi haram bulaşmasına fırsat vermesin. Geçimliğimizi güzel yollara bağlasın ve bereketli kılsın. Efendimiz’in (sas) duasıyla yalvaralım: اللهم أصلح لي دنياي التي فيها معاشي : Allah’ım; dünyamı mamur eyle, zira geçimliğim ona bağlı.

Okuduğum ayetin devamında yani Nisâ 4/31’de “Allah tarafından nehyolunduğunuz o büyük günahlardan kaçınırsanız, sizin diğer hatalarınızı, kusurlarınızı görmezden geliriz. Ve sizi güzel bir konuma (cennete) dâhil ederiz.” buyurulur. Hepimizin kul olarak eksik, kusur ve günahları vardır. Kimsenin bilmediği yalnız Cenab-ı Hakk’ın bilgisi dâhilinde olan kim bilir ne hatalarımız bulunmaktadır. Rabbimiz “settâru’l-uyub” olması hasebiyle bize acıyor da kusur ve günahlarımızı gizliyor. Bu ayet büyük günahlardan uzak durduğumuz takdirde bunların dışında kalan küçük kusur ve kabahatlerimizi Rabbimiz’in görmezden geleceğini beyan ediyor. Peygamber Efendimiz (sas) de bir hadislerinde şöyle buyuruyorlar: Beş vakit namaz, iki vakit arasındaki, Cuma namazları iki Cuma arasındaki, iki Ramazan da bu ikisi arasındaki günahlara kefaret olurlar. Pek tabi ki bu, büyük günahlardan kaçınılması durumundadır.” Rabbim bizleri büyüğü ve küçüğü ile bütün günahlardan uzak duranlardan eylesin.

Okuduğum son ayet yani Nisa 4/35’te ise aile ile ilgili bir hususa işaret ediliyor. Öncelikle şunu belirtmek gerekir ki kimse ailesinde huzursuzluk olsun istemez. Evine girdikten sonra kendisi için dünyanın en huzurlu mekânında olduğunu hissetmek ister. Ama gel gör ki şu veya bu sebeple aile içinde kimi zaman huzursuzluklar yaşanabiliyor. Burada bir sıkıntı varsa öncelikle bu huzursuzluğun oluşmasında yapıp ettiklerimizin bir etkisi var mı diye kendimize sormamız gerekiyor. Özeleştiri yapabilmek, eleştiriye açık olmak önemli hasletler. Zaten eleştiriye açık olmayan insanın gelişmesi de mümkün değildir. Hayatta kendini geliştirebilen insanlar, eleştiriye açık olanlardır. Pek tabi ki eleştirinin de yapıcı olması şarttır. Dolayısıyla bir yerde huzursuzluk varsa burada benim ne tür bir katkım var, buna bakmak durumundayız. Rabbimiz evlerimizden huzuru eksik eylemesin. Huzurun hâkim olduğu bir hane, cennet hayatından bu dünya hayatına sunulmuş bir bukettir adeta. Şu veya bu sebeplerle huzursuzluklar yaşandığında arabulucular devreye girmeli ve o yuvanın yıkılmaması için çaba harcamalıdır. İşte Nisâ 4/35 ayeti bize bunu emrediyor. Zira bu ayette şöyle buyrulur: “Eğer karı-kocanın aralarının açılmasından korkarsanız, erkeğin ailesinden bir hakem ve kadının ailesinden bir hakem gönderin.” Dolayısıyla eşimizin dostumuzun ailesinde bir sorun olduğunda o aileyi kurtarma yönünde bir çaba içerisinde olmalıyız, taraflar arasındaki ilişkinin daha da hasar görmesine ve neticede yuvanın yıkılmasına yol açacak tutum ve davranışlardan kaçınmalıyız. Hele hele anlaşmazlık içine düşen karı kocanın yakınları bu evliliğin sonlandırılması yönünde değil devamı yönünde bir çaba sergilemeli ve ayrılığı en nihai seçenek olarak görmeli. Bu yönde bir hassasiyet sergilendiğinde ve gerekli destek sunulduğunda pek çok aileyi kurtaracağımız muhakkak.  Bu noktada şu hususu da hatırlatmak gerekiyor: Bugün evlilik süreçleri sağlıklı yürümüyor ve sorunlar da daha ziyade bundan kaynaklanıyor. Öncelikle gençler bu noktada anne-babaların tecrübelerini dikkate almıyor, onları sürece pek katmıyor. Sonra adaylar birbirlerinde aradıkları özelliklerde kalıcı olanlara değil geçici olanlara rağbet ediyor. Takva, dindarlık, samimiyet bunlar kalıcı hasletler. Maddiyat ve fiziki özellikler ise geçici hasletler. Rabbim hanelerimizden huzuru eksik eylemesin. Oluşabilecek sorunları çözebilme basiret ve ferasetini lütfeylesin bizlere. Bekâr kardeşlerimizin karşısına iyi insanlar, bu dünyada cennet misali bir hayat sürmelerini sağlayacak eşler çıkarsın inşallah. Amin.”

Sultangazi Müftüsünün yanı sıra Sultangazi Belediye Başkanı ve Arnavutköy Müftüsünün de yer aldığı sabah namazı buluşmasına kadınıyla erkeğiyle kalabalık bir cemaat iştirak etti.19.01.2020