Af, Mağfiret ve Yenilenme Gecesi: Berat Kandili
Ramazân-ı Şerîf’in müjdecisi olan mübarek Berat Kandili’ne bizleri ulaştıran Yüce Rabbimize hamdolsun.Berat; ilâhî rahmete sığınma, günah yüklerinden arınma ve Allah’ın affına mazhar olma anlamı taşır. Bu müstesna gece, kulun Rabbine yönelerek umutla bağışlanma dilediği, rahmet ve mağfiretin coştuğu kutlu zamanlardandır.
Berat Kandili, aynı zamanda kulların amellerinin Allah Teâlâ’ya arz edildiği bir hüküm gecesidir. Rahmet kapılarının sonuna kadar açıldığı bu gecede Sevgili Peygamberimiz Hz. Muhammed (sav), geceyi ibadetle ihya etmeyi, gündüzünü ise oruçla değerlendirmeyi tavsiye etmiş; Allah Teâlâ’nın güneş battıktan sonra fecre kadar rahmetiyle tecelli ederek:
“Bağışlanmak isteyen yok mu, onu bağışlayayım! Rızık isteyen yok mu, ona rızık vereyim! Dert ve belaya uğrayan yok mu, ona şifa ve afiyet vereyim!” buyurduğunu bizlere müjdelemiştir (İbn Mâce, İkâmetü’s-Salavât, 191).
İşte bu gece; Rabbimizin ilahî çağrısını bir fırsat bilerek, samimi bir tövbe ve sahici bir yönelişle O’nun rahmetine sığınma gecesidir. Bireysel sorumluluklarımızın farkına vararak; kendimiz, ailemiz, milletimiz ve bütün insanlık için dua etmek; imanımızı, ibadet anlayışımızı ve ahlâkî duruşumuzu yeniden gözden geçirmek bu gecenin en kıymetli kazanımıdır. Rızâ-yı ilâhîyi merkeze alan bir hayat anlayışı, bizleri hem maddî hem manevî anlamda huzura taşıyacak; yapılan hatalardan arınmamıza vesile olacaktır.
Berat Kandili; geçmişimizi samimiyetle muhasebe etme, yaşadığımız zamanı doğru okuma ve geleceğimizi sağlam bir iman, güçlü bir ahlâk ve sorumluluk bilinciyle inşa etme çağrısıdır. Günümüz dünyasının hızla akan, yoran ve çoğu zaman vicdanları körelten gündemi içerisinde kalplerimizi diri tutabilmek, dünyevî meşguliyetlerle uhrevî sorumluluklarımız arasında sağlıklı bir denge kurabilmek için bu gece önemli bir imkândır. Rabbimizin rahmetinden asla ümit kesmeden, hayatımızda yeni, temiz ve daha bilinçli bir başlangıca niyet etmeliyiz.
Bugün, duaya her zamankinden daha fazla muhtacız. Özellikle Filistin’de, masumların can verdiği, çocukların yetim kaldığı, insanlığın vicdanının ağır bir imtihandan geçtiği bu günlerde; dualarımızı mazlumların feryadıyla birleştirmeliyiz. İslâm coğrafyasının birçok yerinde yaşanan zulüm, kan ve gözyaşı karşısında; ülkemizin birlik ve bütünlüğüne kasteden her türlü tehdide karşı da dua ile Rabbimize yönelmeliyiz. Vatan uğruna canlarını feda eden aziz şehitlerimizi rahmetle anıyor, gazilerimize sağlık ve afiyet diliyoruz.
Bu mübarek gecede semaya açılan ellerin; başta Filistin olmak üzere Doğu Türkistan’da ve dünyanın dört bir yanında zulüm altında inleyen mazlum müminlerin kurtuluşuna, İslâm âleminin birlik ve dirliğine, insanlığın hidayet ve selâmetine vesile olmasını Yüce Allah’tan niyaz ediyorum.
Aziz milletimizin ve İslâm âleminin mübarek Berat Kandili’ni tebrik ediyor; Yüce Mevlâmızdan bizlere kâmil bir iman, salih ameller ve huzurlu bir ömür lütfetmesini diliyorum.
Ey Rabbimiz Tövbelerimizi kabul eyle, günahlarımızı bağışla, dualarımızı makbul eyle; kalplerimize hidayet, yurtlarımıza huzur ihsan eyle.Af, mağfiret ve arınma gecesi olan Berat Kandilimiz mübarek olsun.
Eyüpsultan Müftüsü
Basri BEKTAŞ