T.C. Cumhurbaşkanlığı
Diyanet İşleri Başkanlığı

İstanbul Müftülüğü

05.11.2018

Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi Öğretmenlerine Yönelik Seminer

İstanbul Müftüsü Prof. Dr. Hasan Kamil Yılmaz, MEB Din Öğretimi Genel Müdürlüğü tarafından Anadolu Liselerinde görev Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi öğretmenlerine yönelik seminer programında bir konuşma yaptı. 

Kadıköy İmam Hatip Lisesi 15 Temmuz Konferans Salonu’nda gerçekleşen programda konuşan Yılmaz, “Öğretmenlik ilâhî bir iştir. Çünkü Allah Teâlâ, Rabb sıfatının sâhibidir ve bu sıfatıyla besleyen, yetiştiren, büyüten ve eğitendir. Kâinâtta bütün varlıkların, görünen ve görünmeyen âlemlerin Rabbı olan Allah, aynı zamanda ilk mürebbî ve ilk muallimdir. Öğretmenin ilâhî vasfı insanları ve eğittiklerini hem maddî, hem de mânevî olarak eğitmektir. Öğretmenlik ilâhî vasfı îtibâriyle rabbânî özellikler taşır. Öğretmen mesleğinde fânî olmalı ki öğrencisi onunla aynîleşebilsin” dedi.

Öğretmenlerin güven veren insanlar olduğuna dikkat çeken Yılmaz, “Öğretmenlik melekî bir iştir. Çünkü kâinâtın gözde varlığı olan insanı eğitecek ve onlara rehber olacak peygamberlere ilâhî vahyi getiren ve ilâhî hakîkatleri öğreten Cibrîl-i Emîn, bir melektir. Onun muallimliğinin ilk ve temel vasfı, peygamberleri ve onlar vâsıtasıyla insanları korktuklarından emîn kılmak, teskîn etmek ve güven vermektir. Nitekim Cebrâil Hz. Peygamber’e de ilk defa melek sûretinde göründüğünde ondan ürken ve “oku!” hitâbına: “Ben okumak bilmem” diyen Hz. Peygamber’i o, kucaklayarak şefkatle bağrına basmış ve rahatlatmıştır. Öğretmenin melekî vasfı talebesini korkudan emîn kılmak ve ona güven vermektir. İnsan yapısı îtibâriyle korkuya ve kaygıya mütemâyildir. İlk defa okula başlayan çocuğun taşıdığı kaygılar sebebiyle öğretmeninden ürkmesi çok doğaldır. Öğretmeninden ürken ve annesine sığınan çocuğu, tecrübeli bir öğretmen nasıl şefkatle bağrına basarak kendine güvendirir ve okula ısındırırsa aynen onun gibi ömür boyu öğretmen, talebelerine güven vermek ve şefkat göstermek durumundadır” diye konuştu.

Öğretmenlerde bulunması gereken özellikler hakkında bilgi veren Yılmaz, şunları söyledi: “Öğretmen sevgi ve heyecan aşılayan ve insanları ateşleyendir. İşin temeli insan sevgisidir. Karakter davranışlardaki tutarlılığı ifade eder. Karakter insânî ilişkilerde, doğruluk, güven vefâ ve dürüstlüktür. Başkalarının acılarını ve sevinçlerini; kendisinin imkânlarını paylaşır; sofrası, kapısı ve gönlü dâima açıktır. Öğretmen müstağnidir; yaptığı iş ve hizmetlerden karşılık beklemez ve almaz. İnsanların dertlerine ve sevinçlerine ortak olur. Vasfı merhamet ve sevgi olan öğretmen, talebelerinin önce kalbine ulaşır, oradan da beynine ulaşma imkânı elde eder. Çünkü kalbine ve gönlüne giremediğiniz insanların beynine ulaşamazsınız.”

Birçok eğitimci, yazar ve akademisyenin yetişmesinde emeği geçen merhum muallim ve fikir adamı Mahir İz, hakkında da bilgi veren Yılmaz, “Öğrencileri ile sadece sınıfta birlikte olmakla yetinmeyen, okul haricinde de öğrencilerine evini, gönlünü açan bir öğretmen... Yazın Emirgân’da, kışın Erenköy’de yaptığı sohbetlerle bir türlü doyamadığı öğrencilerine sohbet meclislerinde daha fazla ilim-irfan muhabbeti aşılamaya çalışan fedakâr bir ruh… Mezun olup hayata atılan öğrencileriyle irtibatını koparmayan, yazdığı mektuplarla onları irşad eden, gayrete davet eden mümtaz bir sima idi. Öğrencilerinin bir gün kendisine,

‘Hocam, bu kadar mektuba nasıl yetişiyorsunuz? Biz size yazıyoruz. Siz bize cevap yazmak zorunda değilsiniz. Kendinizi yormayın.’ diye ricalarına cevaben onlara şöyle demiştir:

‘Evladım, mektup yazmak selam vermeye benzer. Selam vermek sünnet, almak vaciptir. Siz bana mektup yazmakla selam vermiş oluyorsunuz. Benim size cevap yazmam vacip hükmündedir.’ ” ifadelerini kullandı. 05.11.2018