T.C. İSTANBUL VALİLİĞİ
İL MÜFTÜLÜĞÜ

İlçe Müftüleri Toplantısında Camiler Haftası Değerlendirildi

İlçe Müftüleri Toplantısında Camiler Haftası Değerlendirildi

İstanbul Müftüsü Prof. Dr. Hasan Kamil Yılmaz, İlçe Müftüleri toplantısında Camiler Haftası’yla ilgili bir değerlendirme konuşması yaptı. Toplantıda önümüzdeki dönemde yapılması planlanan çalışmalar da ele alındı.

İstanbul’un 39 ilçesinin müftülerinin katıldığı toplantı İstanbul Müftü Yardımcısı Veysel Işıldar’ın Kur’an-ı Kerim tilavetiyle başladı. Toplantının açılışında konuşan İstanbul Müftüsü Prof. Dr. Hasan Kamil Yılmaz, Eylül ve Ekim ayları toplantısının birlikte gerçekleştirildiğini belirterek, “Kurban, Hac, Camiler Haftası ve okulların açılmasıyla birlikte yoğun bir süreç yaşadık. Elhamdülillah, Suud hükümetinin ve Diyanet İşleri Başkanlığımızın aldığı tedbirlerle huzurlu bir Hac oldu. Bu yıl Türkiye Diyanet Vakfı tarafından 125 ülkede 257 bin kurban kesildi. İyi bir rakam, sanıyorum bizden daha fazla sayıya ulaşmış kurum bulunmuyor.” dedi.  

“Mabetsiz şehirler türedi”

Camiler Haftası’yla ilgili değerlendirmelerde de bulunan İstanbul Müftüsü Yılmaz, “Camiler Haftası münasebetiyle Türkiye sathında programlarımız oldu. Cami, Şehir ve Medeniyet konusu caminin ruhuna, varoluşuna ve tarih boyunca icra ettiği fonksiyonlara çok uygundu. Çünkü cami hem şehirleşmenin oluşumuna, hem de medeniyetin teessüsüne çok katkısı olan bir kurum. Belki, Cumhuriyetten sonra ve özellikle 1970-80’lerden sonra toplu konutların yapıldığı yerlerde bizim tarihi algımızın terkedildiği bir şehirleşme yaşandı. Çünkü bizim tarihi algımızda önce meydan, sonra cami, sonra çeşme ve ona açılan yollarla şehir kurulması, medeniyet kurulması geleneği vardı. Selçuklu ve Osmanlı döneminde kurulmuş olan köy, kasaba ve şehirlerimizde hep bunu gördük. 70’lerden sonra hızlanan inşaat sektörü ve toplu konutlarla birlikte mabetsiz şehirler türedi. İstanbul, Ankara ve başka yerler böyle. Cami insanların aklına sonradan geldi. Binlerce konutun dışında mahcup, küçük, mütevazı yapılar halinde, sığıntı binalar gibi yapıldı. Beklenen ve bilinen bizim tarihi arka planımıza, cami, meydan, okul, çarşı, Pazar gibi sosyal diğer üniteler gibi o sitelerde yaşayacak olan insanların kamusal alan olarak nitelendirebileceği yerlerin etrafında keşke apartmanlar olsaydı. Maalesef öyle olmadı. Şimdi onun sıkıntısını çekiyoruz. İstanbul’da ve diğer büyükşehirlerimizde mabetsiz mekanlar, mabetsiz mahalleler var. İnşallah zaman içerisinde bunların da halledileceğini düşünüyoruz” diye konuştu.

“Camilerin fonksiyonel olması adına adımlar atılıyor”

Camilerin fonksiyonel bir hale getirileceğini ve deprem tehlikesi dolayısıyla hızlı bir şekilde yenilenmesi gerektiğine vurgu yapan İstanbul Müftüsü Yılmaz, şunları söyledi:
“Diyanet İşleri Başkanlığımız camilerimizin daha fonksiyonel ve estetik olması adına Çevre ve Şehircilik Bakanlığımızla birlikte çeşitli adımlar atıyor. Son gelinen noktayla camiler sadece mabet olmaktan çıkarak, bulundukları bölgenin insanlarının; yaşlı, kadın, çocuk, genç, engellilerin her türlü ihtiyaçlarına cevap verecek mabetler yapılması gündemde. Ama tabi ki bir realite de var; bizim Cumhuriyetten sonra inşa edilmiş olan ve 1999 depremi, hatta 2007 deprem yönetmeliğine kadar yapılmış olan camilerimizin ‘kısm-ı azamı’nın problemli olduğunu ve bunların çok riskli olanlarının devre dışı bırakılarak yenilenmesini, kalanların da belli bir dahilinde yenilenmesinin gündemimize alınmasının önemli olduğunu ifade etmek istiyorum.”

Program toplantı gündeminde yer alan Uyuşturucu ve Madde Bağımlılığı, 4-6 yaş grubu Kur’an Kurslarında yapılacak çalışmalar, 2018 umre görevli personel seçimi ve ön hazırlıkları gibi konuların değerlendirilmesiyle tamamlandı.